Benign Meme hastalıkları, Meme fibrokisti, Fibroadenom

Yazan : Op.Dr. Mehmet Caglan Eroglu

Op.Dr. Mehmet Caglan Eroglu

Randevu Almak için TIKLAYIN

Yazan Doktora Soru Sor

Meme hastalıkları, oldukça sık görülen ve özellikle kadınların hekime başvurmasında önde gelen sebeplerden biridir. Hastaların en sık şikayeti meme kitlesidir. Diğer şikayetleri meme başı akıntısı, memede büyüme, meme başında içe çekilme ve kozmetik problemlerdir. Kozmetik problemler her ne kadar plastik cerrahi ile ilgili olsa da iri göğüslerin ağrı şikayetlerinin sık olması cerrahi muayeneyi gerekli kılar.

Belirtileri

Meme hastalıklarının yakınma konuları arasında birinci sırayı hastanın sancı ya da acıma olarak tarif ettiği meme ağrısı alır. Ağrı eğer yanında başka bir belirti yoksa patolojik anlam taşımaz. Ancak ailede meme kanseri öyküsü olması bunun dışında bırakılmalıdır.

Teşhis

Meme hastalıkları tanısında en önemli iki nokta hasta öyküsü ve fizik muayenedir. Fizik muayene genel beden muayenesini de kapsamalıdır. Özellikle koltuk altı ve spraklaviküler lenf bezleri mutlaka aranmalıdır. Meme muayenesi yapılırken kadının menstrüel siklüsün hangi döneminde olduğu dikkate alınmalı ve her kadın özenle, oturarak ve yatarak ayrı ayrı muayene edilmelidir.

Muayene ve hasta öyküsü bir hekimin en büyük silahı olsa da meme hastalıkları tanı ve tedavisinde yeterli değildir. Bu aşamada ultrasonografi ve mamografi gibi tanı imkanları olaya katılır. Mamografi ile palpabl olmadan iki yıl önce meme kanseri tanısı konabilir.

Memede görülen hastalıklar yerleşim ve tutulum lokalizasyonlarına göre gruplandırılırsa ;

Meme derisinde; Epidermal ve sebase kistler, nörofibromatozis, Mondor hastalığı, steatositoma multipleks, inflamatuar karsinoma, deri nekrozu, piyoderma gangrenozum, candidal intertrigo, herpes zoster enfeksiyonu (zona), sifiliz ve melanom görülen hastalıklardır.

Meme başı-areola kompleksinde görülen hastalıklar; Dermatit, meme başı adenomu, hidradenitis süpürativa, leomyom, paget hastalığı.

Majör subareoler duktuslarda; Duktal ektazi, soliter papillomlar, papiller karsinom.

Terminal duktuslarda; Duktal hiperplaziler, multiple periferal papillomlar, radiyal skar ve kompleks sklerozan lezyonlar, duktal adenom, duktal insitu karsinom, invaziv
duktal karsinom, tubüler karsinom, müsinöz karsinom, meduller karsinom, invaziv kribriform karsinom, adenoid kistik karsinom, yassı hücreli kanser, metaplastik karsinom ve sekretuar karsinom görülebilir.

Meme lobüllerinin hastalıkları; Kistler, galaktosel, juvenil papillomatozis, fibroadenomlar ve kompleks fibroadenomlar, filloides tümör, tubüler adenom, laktasyon adenomu, sklerozan adenozis, lobüler neoplaziler ve invaziv lobüler karsinomdur.

Memenin stromasında ise; Yağ nekrozu, lipom, fibroadenolipom (hamartom), fibrozis, mastit ve meme absesi, pseudoanjiomatöz stromal hiperplazi, sütür kalsifikasyonu, hemanjiom, diabetik fibröz meme hastalığı, ekstraabdominal desmoid tümör, lenfoma, anjiosarkom ve metastatik meme hastalıkları görülür.

A. MEMENİN BENİGN İYİ HUYLU HASTALIKLARI

Benign meme hastalıkları tüm meme hastalıklarının yaklaşık olarak % 90’ını oluştururlar. Benign meme lezyonları palpe edilebilir olmaları ya da radyografik bulgu vermelerinin yanı sıra bu lezyonları takiben gelişecek meme kanseri riskinin belirlemeleri nedeniyle de önemlidir .

1. Fibrokistik Hastalık

En sık görülen meme hastalığıdır . Kadınların büyük bir kısmında puberteden sonra gelişen parankimal bir değişikliktir. Klinik spektrumu oldukça geniştir. Asemptomatik olabilir, hasta ağrı, hassasiyet veya değişik boyutlarda memede ele gelen kitle şikayeti ile gelebilir.
Fibrokistik hastalıkta fibröz bağ dokusunda aşırı bir proliferasyon, duktus epitelinde ve lobüllerde hiperplazi gibi değişiklikler görülebilir. Bunlar ayrı ayrı veya hepsi bir arada bulunabilir. Fibrokistik hastalıktaki mammografi bulguları şu şekillerde görülür;
Kistlerin ön planda olduğu formlarda; kistler radyolojik olarak düzgün, yuvarlak, ovoid şekilli ve keskin konturludur. Multiloküle kistler ise lobüle konturludur. Çok sayıda küçük kist, epitelial ve fibröz proliferasyonla birlikte olduğu zaman mammografilerde nodüler bir pattern oluştururlar. Kistlerin duvarında yarımay biçiminde kalsifikasyonlar izlenebilir. Ultrasonografide basit kistler, keskin konturlu, tümüyle anekoik, ince duvarlı, internal eko veya septa içermeyen lezyonlardır (2,50). Meme kistleri kompresyonla şekil değişikliği gösterebilir. Kistlerde posterior akustik şiddetlenme izlenir. İçerisinde ekoların görülmesi komplike kist olduğunu düşündürür. Bu görünüm proteinöz materyale, enfeksiyona veya kanamaya bağlı olabilir. Kist içerisinde solid komponent olması intrakistik papillom, papiller karsinom veya hemorajik kisti düşündürür. Böyle lezyonlarda ince iğne aspirasyon biopsisi veya tru-cut biyopsi endikasyonu vardır .
Meme kistleri 35-50 yaş arasında perimenapozal dönemde oldukça sık görülen lezyonlardır. Meme kistleri meme lobüllerinden kaynaklanan içi sıvı dolu lezyonlardır. Fibrokistik hastalığın en sık komponenti olduğu gibi, soliter kistler de görülür.
Fibröz değişikliklerin ön planda olduğu şekillerde meme parankimi homojen ve yoğun görülür.
Epitelyal hiperplazinin belirgin olduğu şekillerde (terminal duktal hiperplazi ve lobüler hiperplazi) sklerozan adenozis denilen ileri aşamasında memede diffüz nodüler yoğunluk artışının eşlik etttiği dağınık küçük kalsifikasyonlar mevcuttur. Bu form daha az sıklıkta görülür. Çoğunlukla bilateral ve simetrik olmasına rağmen lokalize formuda vardır ve maligniteyi taklit edebilir .

2. Fibroadenom

Fibrokistik hastalıktan sonra en sık görülen meme hastalığıdır. Fibroadenomlar puberteden sonra ve genellikle 25-30 yaşından önce ortaya çıkan östrojene duyarlı yavaş büyüyen benign tümörlerdir. 30-35 yaşından küçük kadınlarda en sık rastlanılan meme kitleleridir. Olguların % 10-20 si multipl olup, bilateral olabilir. Gebelik ve laktasyon sırasında boyutları artarken, menapozdan sonra geriler .
Fibroadenomların histolojik olarak iki tipi vardır. Bağ dokusunun duktus lümenine doğru proliferasyon gösterdiği intrakanaliküler tip, stromal doku proliferasyonun duktus lümeni dışında kaldığı perikanaliküler tip.
Mammografilerde fibroadenomlar düzgün ve keskin konturludur. Küçük olduklarında (1-2 cm) yuvarlaktırlar ve kistlerden ayrılamazlar. Daha büyük boyutlu fibroadenomlar nodüler, oval veya lobüle konturludur , % 10-% 20 oranında birden fazladır. Fibroadenomlar dejenere olmaya başladıktan sonra stromal dokunun mukoid dejenerasyona ve hyalinizasyona gitmesi ile birlikte kaba kalsifikasyonlar görülür. Yumuşak doku komponenti kaybolunca geriye dejenere fibroadenomlar için tipik olan pop-corn tipi amorf ve kaba kalsifikasyonlar kalır .
Ultrasonografide fibroadenomlar düzgün ve keskin konturlu, izo veya hipoekojen görünümde, homojen yapıda ve oval kitlelerdir. Bazen posterior akustik şiddetlenme gösterirler. Fibröz komponenti fazla olan fibroadenomlar daha hiperekojen yapıdadırlar, posterior akustik gölgelenme izlenebilir. Kalsifikasyon içerdikleri takdirde heterojen eko patterni gösterirler .

3. Juvenil Fibroadenom

Puberteden hemen sonra görülen ve çok hızlı büyüyen dev fibroadenomlardır. Histolojik ve radyolojik özellikleri diğer fibroadenomlara benzer. Bazen dev boyutlara ulaşıp tüm memeyi kaplayabilirler, hızlı büyüme göstermelerine karşın malign potansiyel taşımazlar .

4. Sistosarkoma Filloides

Malign potansiyel taşıyan, büyük, lobüle keskin sınırlı, homojen-heterojen eko yapısında solid kitledir. İntrakanaliküler fibroadenomun dev bir formudur. Fibroadenom ile farkı boyut ve hücre sayısıdır. Sistosarkoma filloides büyük kavernöz yapılar şeklinde kistik alanlar, dejenerasyon ve kanama odakları içerir. Çoğu benign karakterde olup % 5 den az oranda malign transformasyon gelişebilir. Malign türlerinde tümör stroması fibrosarkoma çok benzer .
Sistosarkom, küçük boyutlarda olduğu zaman kliniği ve radyolojisi aynı fibroadenom gibidir. Ayırıcı tanıda boyut dışında belirgin radyolojik bir kriter yoktur. Fibroadenoma benzer bir tümörün boyutu 6-8 cm yi aşıyorsa sistosarkoma filloides akla gelmelidir.

5. İntraduktal Papillom

Papillom en sık subareolar alandaki geniş duktusların içerisinde gelişir. Memenin papiller lezyonları biyopsi yapılan benign meme neoplazmlarının % 10’ undan daha azı ve meme karsinomlarının % 1-2 sine karşılık gelir. Memenin papiller lezyonları benign veya malign olabilirler . En sık görülen benign papiller meme neoplazmı papillomadır. Soliter intraduktal papillom sıklıkla meme başı akıntısıyla ortaya çıkan, memenin yaygın benign neoplazmıdır. Klasik olarak konvansiyonel galaktografi ile tesbit edilir . Malign papiller lezyonlar ise papiller DCİS ve invaziv papiller karsinomadır
İntraduktal papillomlar hiperplastik yapıda diffüz papiller oluşumlardır. Duktus içerisinde epitel proliferasyonu ile karakterize lezyonlardır. Her yaşta ancak en sık geç reprodüktif ve postmenapozal dönemde görülürler. İntraduktal papillom serösanginöz meme başı akıntısının en önemli nedenidir. Duktal epitelin hiperplastik proliferasyonu olup duktal sistem içinde her yerde ve çok sayıda görülebilirler. Tek veya çok sayıda olabilirler. Tek intraduktal papillomun en belirgin semptomu meme başı akıntısıdır. Genellikle subaraeoler bölgedeki büyük duktuslara yerleşmiştir. Geniş tabanlı ve pedinküllü olduklarında büyük duktusları genişletip tıkayabilirler. İleri derecede duktal dilatasyon kist ve intrakistik papillom formasyonuna neden olabilir. İntraduktal papillomun postmenapozal dönemde malign dejenerasyon riski vardır. Papillomlar bazen küçük punktat kalsifikasyonlar içerirler. Bu küçük kalsifikasyonlar malign mikrokalsifikasyonlarla karışabilr. Galaktografide intraduktal papillomlar dilate duktusların içinde dolum defektleri ve duvar düzensizliği olarak ultrasonografide de intraluminal vejetasyonlar şeklinde görülürler. H.D. Sarah ve arkadaşlarının yaptığı 23 vakalık bir çalışmada non-invaziv bir görüntüleme yöntemi olan MR galaktografi yöntemiyle de soliter intraduktal papillomlara tanı konabilmektedir .

6. Lipom

Lipomlar asemptomatik, yavaş büyüyen, düzgün konturlu, mobil kitlelerdir. Mammografide ince yoğun bir kapsül ile çevrili düzgün konturlu radyolusend lezyon olarak görülür. Tamamen yağlı memelerde lipomu seçebilmek zordur. Lipomlarda kalsifikasyon çok nadir izlenir. Ultrasonografik olarak düzgün ve keskin konturlu, çok az posterior akustik şiddetlenme gösteren, orta derecede homojen yapıda ve yağ ile eş ekojenite gösteren lezyonlardır .

7. Fibroadenolipom (Hamartoma)

Lipomun oldukça nadir bir varyantıdır. Lipomatö dokunun içerisinde fibröz ve adenomatöz doku proliferasyonları mevcuttur. Lezyon ince bir kapsülle çevrilidir. Mammografik olarak yuvarlak veya ovoid, keskin sınırlı ve düzgün konturlu, nonhomojen, iç yapısı salam dilimine benzer, stromal meme lezyonlarıdır . Ultrasonografide konturları düzgün, içerdiği yağ ve glandüler komponentlere bağlı olarak heterojen eko patterninde kitleler olarak izlenirler .

8. Memenin Yağ Nekrozu

Memede yağ nekrozu genellikle travmaya sekonder gelişir. Biyopsi veya operasyon geçirmiş memelerde sıklıkla görülür. Böyle durumlarda hücrelerden lipidin salınımına sekonder gelişen yağ içeren bir kavite ve etrafında fibröz doku oluşur. Meme stromasının lezyonudur. Yağ nekrozunun mammografik görünümü çeşitlilik gösterir. Düzgün konturlu yağ kistinden düzensiz konturlu kitleye kadar değişiklik gösteren formları vardır. Yağ kistlerinin kapsülü yumurta kabuğu şeklinde kalsifikasyonlar içerir. Yağ nekrozunun neden olduğu düzensiz konturlu lezyon ciltte kalınlaşma retraksiyon ve parankimal distorsiyona sebebiyet vererek meme kanserini taklit edebilir. Yağ nekrozu ultrasonografide düzensiz sınırlı posterior akustik gölge ve şiddetlenme gösteren, heterojen yapıda , yağ ile eş ekojenitede küçük fokal lezyon şeklinde görülür .

9. Hematom

Hematomlar en sık memeye yapılan cerrahi müdahale veya biyopsilerden sonra görülür. Mammografide düzensiz konturlu bir kitle ile çevresindeki stromal dokuda yoğunluk artışı izlenir. Daha ileri aşamalarında ise düzgün konturlu kitleye veya hemorajik kiste dönüşür. Beraberinde cilt kalınlaşması trabeküler patternde kabalaşma da görülebilir. Hematomlar genellikle bir kaç hafta içinde yerinde skar dokusu veya distorsiyon bırakarak kaybolurlar. Hematomlar veya kalan skar dokusu nadiren kalsifiye olur.
Ultrasonografik görünüm hematomun evresine göre değişir. Erken dönemde belirgin kontur çizmeyen hiperekojen alandır. Geç dönemde ise düzgün konturlu posterior akustik şiddetlenme gösteren eko yapısı homojen olan ve seviyelenme gösteren anekoik bir lezyona dönüşür .

10. Mastit ve Abse

Akut mastit genellikle laktasyonda görülen memenin enfeksiyonudur. Abse ve diğer kronik hastalıklarla da ilişkilidir. Radyolojik görünümü inflamatuar karsinomu taklit eder. Yaygın parankimal yoğunluk artışı, cilt kalınlaşması ve aksiller LAP bulguları saptanır. Akut abse antibiyotik tedavisine hızlı bir şekilde yanıt verir. Mammografik olarak abse düzensiz konturlu kitle, çevresinde distorsiyon ve cilt kalınlaşması şeklinde görülür (2).
Ultrasonografide abse düzensiz konturlu, solid ve kistik komponentler içeren posterior akustik gölgelenme veren, heterojen yapıda, ekojen ve anekojen alanlar içeren bir lezyondur.
Kronik mastit, yaşlı kadınlarda görülen memenin aseptik enflamatuar bir lezyonudur. Bu hastalığa plazma hücreli mastit adı verilir. Olaylar duktuslar içerisindeki sekresyonun, periduktal bağ dokusuna sızması sonrası ortaya çıkar. Radyolojik olarak tipik kaba, lineer, yuvarlak ve oval kalsifikasyonlar görülür. Aynı zamanda subareolar bölgede yoğunluk artışı vardır .
Granülomatöz mastit (granülomatöz lobülit) etyolojisi bilinmeyen, klinik olarak meme kanserini taklit eden, memenin nadir görülen inflamatuar bir hastalığıdır. Çoğunlukla genç kadınlarda ve hamilelikten sonra 6 yıl içinde görülür. Mammografik olarakta meme kanserini taklit eden hastalığın ultrasonografik görüntüsü (multipl gruplar halinde tubuler hipoekoik lezyonlar, bazen de geniş hipoekoik kitleler) tanıyı düşündürür.
Meme absesi de genellikle laktasyondaki hastalarda oluşur, çoğunlukla retroareoler yerleşimlidir. Ultrasonografide düzensiz sınırlı, mikst eko patterninde ya da nisbeten düzgün konturlu, düşük ekolu ve posterior akustik güçlenmesi bulunan kitle şeklinde izlenir .

11. Adenozis

Adenozis memenin glandüler elemanlarını ilgilendiren bir lezyonu tarif eder. Mammografilerinde benign kalsifikasyonlar izlenir. Sklerozan adenozis ve mikroglandüler adenozis olmak üzere iki tipi vardır.

12. Galaktosel

İçerisinde süt dolu meme kistleridir. Süt veren veya hamile kadınlarda palpable kitle izlenir, laktasyondan sonra yıllarca görülebilir. Multiple, uni ya da bilateral olabilirler. Tanı aspirasyondan sonra konur. Mammografide değişik dansitede düzgün yuvarlak kitleler şeklinde izlenir. Ultrasonografide iyi sınırlı anekoik kist görünümündedir. Posteriorunda akustik kuvvetlenme ve gölgelenme vardır .

13. Fibrom ve leomyoma

Fibroma iyi huylu ve düzgün konturludur ve memenin glandüler dokusunda yer alırlar. Leomyoma memenin nadir görülen nonepitelyal tümörlerinden biridir. Meme başında gelişen nipple leomyomaların damar çeperindeki (vasküler leomyom) ya da derideki düz kaslardan (yüzeysel-kütanöz leomyom) geliştiği düşünülmektedir . Meme parankimindeki leomyomlar çok nadirdir .

14. Duktal Ektazi (Plazma Hücreli Mastit)

Memenin subareoler bölgesindeki toplayıcı kanallarının dilatasyonu ve etraflarında iltihabi reaksiyon ve fibrozis ile karakterizedir. İlk şikayet meme başı akıntısıdır. Koyu ve renkli bir akıntı oluşur. Hastalık ilerledikçe periduktal fibrozis ve iltihabi lenfosit infiltrasyonu oluşur. Genişleyen duktuslar palpasyon ile hissedilebilir. İleri dönemlerde gelişen fibrozise bağlı olarak meme başı retraksiyonu görülebilir . Ultrasonografide dilate subareoler duktuslar ve hiperekoik periduktal fibrozis izlenir.

15. Hemanjiom

Memenin stromal vasküler lezyonudur. Mammografide iyi sınırlı, makrolobüle kitle ile beraberinde punktat kalsifikasyonlar izlenir, % 1.2-11 oranında görülür .

16. Radyal Skar ( Benign sklerozan duktal lezyon ) ve kompleks sklerozan lezyonlar

Radyal skarın sklerozan adenozisin bir varyantı olduğu düşünülmektedir. Santral skleroz ve değişen derecelerde epitelyal proliferasyon, apokrin metaplazi ve papilloma formasyonu ile karakterizedir. Radyal skarlar 1 cm üzeri büyüklükte ise kompleks sklerozan lezyon adını alır. Sklerotik bir merkeze uzanan tubüler çizgisel yapılardan oluşur. Lezyonun periferindeki duktuslar fibrokistik değişiklikler gösterirler. Radyal skarın önemi radyolojik olarak tubuler meme kanserine çok benzemesinden kaynaklanır. Bazı yayınlarda bu iki patolojinin beraber olduğunu ve radyal skarların mutlaka çıkarılması gerektiğini savunmaktadır. Radyal skarın diğer spiküle malign lezyonlardan ayırıcı özellikleri santral radyolusend alan içermesi, cilt ve meme başı retraksiyonu yapmamasıdır. Ancak bunlar malignite yönünden klinik şüphe varlığında biyopsi gereğini ortadan kaldırmaz .

17. Fokal Meme Fibrozisi

Memenin fokal fibrozisi skarlar veya diabet mastopatisi ile ilgilidir. Memeye yönelik girişimsel işlemlerden sonra oluşabilir. Fibrozis sıklıkla mammografi ve ultrasonografilerde nonkalsifiye lezyon şeklinde görülür.

18. Lenfatik Filariazis

Lenfatik filaryazis bir nematod parazit olan Wuchereria Bancrofti tarafından meydana gelir. Memede çok nadir görülmektedir. Ancak meme alşılan tutulum yeri değildir.

Konu hakkında soru sormak için aşağıdaki bölümü kullanabilirsiniz ya da detaylı bilgi almak ve soru sormak için TIKLAYIN

Ne Aradılar:

  • benıgn ne demek
  • benign bulgu ne demek
  • fibroadenom kansere dönüşür mü
  • benign lenf nodu nedir
  • memede lenf nodu nedir
  • intramamarian lenf nodları
  • memede lenf nodu görülmesi
  • memede lenf nodu ne demek
  • benign lenf nodu ne demek
  • benign bulgular taşıyan lezyon
  • bel_ve_boyun_agrilari

3 Soru Cevap

  1. Elmas

    Merhaba hocam size bir sorum olacak.Her iki meme üst dış kadranda milimetrik düzgün konturlu izodens benign mastopatik nodüller (meme içi lenf nodları?)görülmektedir diyor hocam bu ne demek açıklayabilir misiniz?..

    • Benign intramamarian lenf nodları tüm mamografilerin %5′inde izlenebilir. Genellikle memenin üst dış kadranında yerleşim gösterir ve orta kesimde karakteristik radyolüsen görünüm ya da periferal çentik saptanabilir. Bunlar milimetrik ise takip edilmelidir. Devamlı büyüme gösterirse eksizyonel biopsi yapılabilir. Burada meme kanserii risk faktörleri belirlenmeli takp ona göre yapılmalıdır.

  2. Merhaba,ben gozkapaklarima ettesik yaptirmak istiyorum.29 yasindayim ve yasima gore anormal derecede sisme ve sarkma var.Almanyada yasiyorum ve fiyatlar hakkinda bilgi rica ediyorum.Saygilarimla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Op.Dr. Mehmet Caglan Eroglu Yazıları

  • Hepatit B Nedir ? Hepatit B, karaciğer iltihabı anlamına gelen hepatit hastalığının etkeni olan virüslerden bir tanesidir.Meydana getirdiği hastalık,çok ağır tablolara neden olabilmektedir.Bu virüs,esas olarak karaciğerde yerleşir,orada çoğalır ve zamanla […]

    Hepatit B, HBs Ag Yüksek, Hepatit B Bulaşıcı mı?

    Hepatit B Nedir ? Hepatit B, karaciğer iltihabı anlamına gelen hepatit hastalığının etkeni olan virüslerden bir tanesidir.Meydana getirdiği hastalık,çok ağır tablolara neden olabilmektedir.Bu virüs,esas olarak karaciğerde yerleşir,orada çoğalır ve zamanla […]

    Devamını Oku...

  • Amerikan Birleşik Kanser Komitesi’nin en son 2010 yılı Kanser Evrelemesi TNM evreleme sistemi Evre I rektum kanseri T1-T2, N0, M0 Evre II rektum kanseri IIA ise T3, N0, M0 ve […]

    Rektum Kanseri TNM Evrelemesi

    Amerikan Birleşik Kanser Komitesi’nin en son 2010 yılı Kanser Evrelemesi TNM evreleme sistemi Evre I rektum kanseri T1-T2, N0, M0 Evre II rektum kanseri IIA ise T3, N0, M0 ve […]

    Devamını Oku...

  •           Check-Up Nedir? Check-up hiçbir rahatsızlık olmadan ya da belirli bir hastalığı düşündürmeyecek kadar hafif önemsiz şikayetlerde yapılan genel ve kapsamlı sağlık taramasıdır. Olabilecek hastalığı erken […]

    Check-Up Nedir, Kimlere Yapılır?

              Check-Up Nedir? Check-up hiçbir rahatsızlık olmadan ya da belirli bir hastalığı düşündürmeyecek kadar hafif önemsiz şikayetlerde yapılan genel ve kapsamlı sağlık taramasıdır. Olabilecek hastalığı erken […]

    Devamını Oku...

  • Durum Antibiyotik Önerilen rejim* Standart genel profilaksi Amoksisilin Erişkinlerde: 2g Çocuklarda: 50 mg/kg *PO, Girişimden 1 saat önce Oral alamayan veya Gastrointestinal emilim problemi olanlar Ampisilin Erişkinlerde: 2g; Çocuklarda: 50 mg/kg […]

    İnfektif Endokardit Profilaksisi

    Durum Antibiyotik Önerilen rejim* Standart genel profilaksi Amoksisilin Erişkinlerde: 2g Çocuklarda: 50 mg/kg *PO, Girişimden 1 saat önce Oral alamayan veya Gastrointestinal emilim problemi olanlar Ampisilin Erişkinlerde: 2g; Çocuklarda: 50 mg/kg […]

    Devamını Oku...

  • Etken Madde(ler): Lansoprazol 30 mg Firma: Sanovel Per. Satış Fiyatı: 11,63 TL (KDV dahil) Lansor Ne için Kullanılır Endikasyonları Gastrik asit sekresyonunu inhibe eden antiülserdir. Erişkinlerde, duodenal ülser, gastrik ülser, […]

    LANSOR Mikropellet Kapsül 30 mg 14 mikropellet

    Etken Madde(ler): Lansoprazol 30 mg Firma: Sanovel Per. Satış Fiyatı: 11,63 TL (KDV dahil) Lansor Ne için Kullanılır Endikasyonları Gastrik asit sekresyonunu inhibe eden antiülserdir. Erişkinlerde, duodenal ülser, gastrik ülser, […]

    Devamını Oku...

  • Etken Madde(ler): Lansoprazol 30 mg Firma: Nobel İlaç Per. Satış Fiyatı: 23,18 TL (KDV dahil) Lansoprol Ne İçin Kullaılır Endikasyonlar Gastrik asit sekresyonunu inhibe eden antiülserdir. Duodenal ülser, gastrik ülser […]

    LANSOPROL Mikropellet Kapsül 30 mg 28 mikropellet kapsül

    Etken Madde(ler): Lansoprazol 30 mg Firma: Nobel İlaç Per. Satış Fiyatı: 23,18 TL (KDV dahil) Lansoprol Ne İçin Kullaılır Endikasyonlar Gastrik asit sekresyonunu inhibe eden antiülserdir. Duodenal ülser, gastrik ülser […]

    Devamını Oku...

  • Tırnak Batması Tırnak Batması ayaklarda oldukça sık karşılaşılan bir problemdir. Tırnak yapısı bozuklukları, yanlış ayakkabı seçimi, yanlış tırnak kesimi,travma ve özellikle mantar enfeksiyonları gibi sebeplerle meydana gelmektedir. Tırnak kendi yuvası […]

    Tırnak Batması Nedenleri ve Tedavisi

    Tırnak Batması Tırnak Batması ayaklarda oldukça sık karşılaşılan bir problemdir. Tırnak yapısı bozuklukları, yanlış ayakkabı seçimi, yanlış tırnak kesimi,travma ve özellikle mantar enfeksiyonları gibi sebeplerle meydana gelmektedir. Tırnak kendi yuvası […]

    Devamını Oku...

  • Etken Madde(ler): Gümüş sülfadiazin 10 mg/g Firma: Deva Per. Satış Fiyatı: 4,32 TL (KDV dahil) Silverdin krem Ne için Kullanılır Endikasyonları Antibakteriyel ajandır. 2. ve 3. derece yanıklarda görülen yara […]

    SİLVERDİN Krem %1 40 g’lık tüp

    Etken Madde(ler): Gümüş sülfadiazin 10 mg/g Firma: Deva Per. Satış Fiyatı: 4,32 TL (KDV dahil) Silverdin krem Ne için Kullanılır Endikasyonları Antibakteriyel ajandır. 2. ve 3. derece yanıklarda görülen yara […]

    Devamını Oku...

  • Etken Madde(ler):  Hesperidin 50 mg, Diosmin 450 mg Firma: Servier Per. Satış Fiyatı: 12,96 TL (KDV dahil) Daflon Tablet Ne İçin Kullanılır Endikasyonlar Venotonik ve venoprotektör etkilidir. Ağırlık hissi, ağrı […]

    DAFLON Film Tablet 500 mg 60 film tablet

    Etken Madde(ler):  Hesperidin 50 mg, Diosmin 450 mg Firma: Servier Per. Satış Fiyatı: 12,96 TL (KDV dahil) Daflon Tablet Ne İçin Kullanılır Endikasyonlar Venotonik ve venoprotektör etkilidir. Ağırlık hissi, ağrı […]

    Devamını Oku...

  • Etken Madde(ler): Okserutin 500 mg Firma: Novartis Per. Satış Fiyatı: 45,61 TL (KDV dahil) Venoruton Fort Ne için Kullanılır Endikasyonlar Venöz hastalıkların tedavisinde kullanılır. Kronik venöz yetmezliğe eşlik eden ödem […]

    VENORUTON Forte Tablet 500 mg 60 tablet

    Etken Madde(ler): Okserutin 500 mg Firma: Novartis Per. Satış Fiyatı: 45,61 TL (KDV dahil) Venoruton Fort Ne için Kullanılır Endikasyonlar Venöz hastalıkların tedavisinde kullanılır. Kronik venöz yetmezliğe eşlik eden ödem […]

    Devamını Oku...

Yazan Doktora Soru Sor

Op.Dr. Mehmet Caglan Eroglu

Op.Dr. Mehmet Caglan Eroglu Hakkında

Op. Dr. Mehmet Çağlan Eroğlu Universal Aksaray Hastanesi Genel Cerrahi